Kayıtlar

Nisan, 2004 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fotoğraf ile video abi-kardeş

Resim
Uzun zaman sonra fotoğraf çekmek için dışarıya çıktım. Buna bir kaç günlüğüne ziyaretime gelen kardeşim vesile oldu.
O fotoğrafla değil daha çok videoyla ilgileniyor. Kendisi üniversitede, Radyo Televizyon ve Sinema bölümü okuyor.
Öğleden sonra çıktık.
Ankara'yı çok iyi bilmediği için video çekebileceği yerleri ona ben göstermeye çalıştım. Ancak benim ona gösterdiğim yerlerden video için pek ekmek çıkmadı. Yaklaşık beş aydır elimi sürmediğim fotoğraf makinem yanımdaydı. Ancak kardeşimle gezerken makinemi çantadan çıkarmadım. Fotoğraf çekmek içimden gelmiyordu. Yani ne çekebilirdim ki. Her şey aynı bıraktığım gibi. Video için bulunduğum öneriler de çok işe yaramadı. Sanırım bu durum benim çevreye fotoğraf olarak bakmamdan kaynaklı.

Benim için farklı bir gündü. Uzun yıllar fotoğraf çekiyorum ama hiç video çekmek üzerine daha önce kafa yormamıştım. Bu ilk tecrübemle fikir sahibi olduğum söylenemez. İlk hissettiğimi sorarsanız, fotoğraf ile video abi-kardeş gibi bir şey.
Yani yabancı…

Kuşlar çok hızlıydı, çiçekler

Resim
Fotoğraf makinesiyle ilk günüm. Nasıl çalıştığı konusunda yabancılık çekmedim. İlk bakışta göze çarpan üzerindeki deklanşör, nişan almak için ayrılan bakaç ve film takılan kapaklı bölme… En önemlisi 36 kare çekme hakkı. 

Sistem mantar tabancasıyla aynı. İyi bir hedef aradım kendime. Bir farklılık sezdim. Hedefi vurmaktan farklı.

İlk kuşları hedef aldım, oyuncak tabancadan kalma alışkanlık olsa gerek. Kuşlar çok hızlıydı. Ben makineyi daha doğrultmadan uçup gittiler. İnsan fotoğrafı çekmek ise hiç aklıma gelmedi. Acaba insan fotoğrafı çekmek sakıncalı mı? Yanlış bir şey yapmaktan korktum. Sahilde parkın kenarında çiçeklerle karşılaşınca pozlarım çabuk bitmesin diye tek kare bastım. Güzel çiçekler, kolay bir hedef. Nasıl çıktığını merak ediyorum. Görebilmem için filmin geri kalanını doldurmam gerekiyor.